1. Giriş
Günümüzde alacak-borç ilişkilerinde, kambiyo senetleri (bono, çek, poliçe) yalnızca birer “ödeme aracı” değil, aynı zamanda “teminat aracı” olarak da kullanılmaktadır. Özellikle “teminat bonosu” ya da “teminat çeki” şeklinde düzenlenmiş kıymetli evraklar, alacaklıya hızlı icra takibi imkânı sunması ve borcun ödenmemesi riskini azaltması nedeniyle sıklıkla tercih edilir.
Uygulamada “teminat senedi” ifadesi; üzerinde açıkça “teminat içindir” vb. bir ibare yazılı olan veya taraflarca teminat amacı güdülerek düzenlenen kambiyo senetlerini ifade etmektedir. Bu makalede, teminat senedinin hukuki niteliği, dayandığı mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında hangi sonuçları doğurduğu incelenecektir.
2. Teminat Senedi Kavramı ve Hukuki Niteliği
2.1. Teminat Senedinin Tanımı
- Kambiyo Senedi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca poliçe, bono ve çek; sıkı şekil şartlarına bağlı, devri kolaylaştıran ve alacaklıya güçlü takip imkânları sağlayan kıymetli evraklardır (TTK m. 671-823).
- Teminat Senedi: Söz konusu kambiyo senetlerinin, bir borcun (veya edimin) ifasını güvence altına almak amacıyla düzenlenerek alacaklıya verilmesi durumunda ortaya çıkan özel durumdur.
Senet üzerinde “teminat içindir” ibaresi yer alsa bile, TTK’daki şekil şartları karşılandığı sürece senet, kural olarak kambiyo vasfını korur. Yargıtay uygulamasında da bu husus açıkça kabul edilmektedir (bkz. Yargıtay 19. HD, 13.06.2017 T., E. 2016/2372, K. 2017/4553).
2.2. Şekil Şartları ve Geçerlilik
TTK m. 776 ve devamında (bono), m. 780-823’te (çek) ve m. 671-778’de (poliçe) öngörülen şekil şartlarına uygun bir senet, üzerinde teminat ibaresi bulunsa dahi geçerli bir kambiyo senedi sayılır.
- Borçlu, “senedin sadece teminat amacıyla verildiğini” ve asıl borcun gerçekte doğmadığını veya sona erdiğini iddia ediyorsa; bu iddiasını menfi tespit ya da istirdat davasında (İİK m. 72) ispat etmek zorundadır.
Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 04.10.2017 T. tarihli bir kararında (E. 2017/3468, K. 2017/6543) “…senedin teminat olarak düzenlenmiş olması tek başına kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz; borçlunun, temel ilişkinin hükümsüzlüğünü veya borcun ortadan kalktığını somut delillerle ispatlaması gerekir” şeklinde hüküm kurmuştur.
3. Yasal Dayanaklar
3.1. Türk Ticaret Kanunu (TTK)
- TTK m. 671-823: Poliçe, bono ve çekin düzenlenme, devredilme, ödeme, protesto ve takip hususlarını kapsamaktadır.
- TTK’da, “teminat amacıyla düzenlenen senet” başlıklı özel bir hüküm bulunmaz; ancak kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümler, “teminat senetleri” hakkında da aynen geçerlidir.
3.2. İcra ve İflas Kanunu (İİK)
- İİK m. 167-176: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, hızlı ve kolay takip olanağı sağlar.
- İİK m. 72: Menfi tespit veya istirdat davaları, özellikle “teminat senedi” iddiası halinde borçlunun başvurabileceği etkili yollardandır.
3.3. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2 (Dürüstlük Kuralı)
- Teminat senedinin, asıl borç ifa edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak icraya konulması durumunda, TMK m. 2 gereğince dürüstlük kuralının ihlali söz konusu olabilir.
- Borçlu, bunu somut delillerle kanıtladığı takdirde, menfi tespit veya istirdat davasında talep haklarını kullanabilir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.02.2016 T. tarihli bir kararında (E. 2015/6523, K. 2016/1423) “asıl borcun bulunmadığı veya ifa edildiği hallerde teminat senedine dayalı takip hakkının, TMK m. 2 çerçevesinde kötüye kullanılabileceğini” belirtmektedir.
4. Yargıtay Kararları Işığında Teminat Senedi
4.1. Kambiyo Niteliğini Koruması
Yargıtay, neredeyse istikrar kazanmış içtihatlarıyla, senet üzerinde “teminat” ibaresinin yer almasının, senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağını vurgular. Bu hususta:
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 13.06.2017 T., E. 2016/2372, K. 2017/4553 kararında, “teminat bonosu” olarak düzenlenmiş bir senedin, TTK’daki şekil şartlarını taşıması halinde geçerli bono sayılacağı ve alacaklıya kambiyo takibi hakkı vereceği açıkça ifade edilmiştir.
4.2. Borçlunun İspat Yükümlülüğü
Borçlu, senedin yalnızca “teminat” niteliği taşıdığını ve asıl borcun doğmadığını veya ifa edildiğini ileri sürdüğünde, bunu yazılı delil veya Yargıtay’ın kabul edebileceği diğer somut dayanaklarla ispatlamak durumundadır. Aksi hâlde senet bedelinin tahsiline yönelik kambiyo takibi geçerli olacaktır.
4.3. Kötüye Kullanım ve Dürüstlük Kuralı
- Borç ödendikten sonra senedin iade edilmemesi veya bilerek üçüncü kişiye devredilmesi durumlarında, “hakkın kötüye kullanılması” iddiası gündeme gelebilir.
- Bu gibi durumlarda borçlu, TMK m. 2 uyarınca menfi tespit/istirdat davası açarak, senet bedelinin tahsilinin engellenmesini veya haksız tahsilin iadesini sağlayabilir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.02.2016 T., E. 2015/6523, K. 2016/1423 sayılı kararında, “teminat senedinin kötüye kullanıldığı” iddiasının somut delillerle ispatlanması hâlinde borçlunun korunacağına hükmedilmiştir.
5. Uygulamada Sık Rastlanan Sorunlar
- Sözleşmesel Düzenleme Eksikliği
- Tarafların, teminat senedinin hangi koşullarda düzenlendiğini ve kullanılabileceğini yazılı bir sözleşme veya protokol ile açıkça belirlememesi, ispat güçlüğüne yol açmaktadır.
- Ödeme Yapılmasına Rağmen Senedin İade Edilmemesi
- Borç ödendikten sonra senedin geri alınmaması, sonraki aşamalarda alacaklı veya üçüncü kişi tarafından icraya konulması riskini doğurur.
- Ciro Edilerek Devrin Getirdiği Problemler
- Teminat senedi, alacaklı tarafından iyi niyetli veya kötüniyetli olarak üçüncü bir kişiye devredilirse (ciro edilirse), borçlu bu defa yeni hamile karşı da ödeme riskiyle karşılaşabilir. Kambiyo hukukunda hamilin korunması ilkesi, borçlunun savunma imkânlarını sınırlandırır.
- Menfi Tespit ve İstirdat Davalarının Uzaması
- Teminat iddiasında bulunan borçlu, icra takibini durdurmak veya ödemesini geri almak için menfi tespit/istirdat davasına başvurmak zorunda kalır. Bu davaların yargılama süresi, icra takip sürecine göre daha uzun olabilir.
6. Sonuç ve Öneriler
Teminat senedi, tarafların borcun ifasını güvence altına almak için sıklıkla başvurduğu, ancak doğru düzenlenmediğinde veya suistimal edildiğinde büyük uyuşmazlıklara yol açabilen bir yöntemdir. Yargıtay içtihatları, senet üzerinde “teminat” ibaresi yazılı olsa dahi onun kambiyo vasfını koruduğunu ve alacaklıya icra takibi imkânı sağladığını açıkça ortaya koymaktadır. Yargılamayı gerektirir durumlar ayrık tutulmalıdır.
Öneriler:
- Sözleşmede Açık Düzenleme: Teminat senedi düzenlenirken, tarafların hangi borç/edim için ve hangi koşullarda kullanma hakkına sahip oldukları yazılı bir protokol veya ek sözleşme ile belirlenmelidir.
- Senet İadesi: Borcun veya yükümlülüğün ifası gerçekleştiğinde, teminat senedinin geri alınması veya imha edilmesi sağlanmalıdır.
- Delil ve Kayıt Tutma: Ödeme belgeleri, yazışmalar, makbuzlar saklanmalıdır. Bu kayıtlar, muhtemel bir menfi tespit/istirdat davasında ispat gücü taşıyacaktır.
- Kötüye Kullanımın Engellenmesi: Alacaklının senedi icraya koyması hâlinde, borçlu derhal itiraz etmek ve gerekli görülürse menfi tespit veya istirdat davası açmak suretiyle hakkını savunmalıdır.
Sonuç olarak, teminat senedi uygulaması, doğru ve dürüstlük kuralına uygun şekilde yürütüldüğünde taraflar arasındaki güven ilişkisini pekiştirir. Buna karşın kötüye kullanılma ihtimali de her zaman mevcuttur. Yargıtay içtihatları, hem alacaklının hızlı takip hakkını hem de borçlunun teminat niteliğini ispat etme hakkını dengeleyecek şekilde gelişmiştir. Dolayısıyla sözleşmesel koruma önlemlerine riayet edilmesi, temel ilişki ve senede dair kayıtların titizlikle tutulması, hukuki uyuşmazlıkları en aza indirecektir.
KAYNAKÇA
- Türk Ticaret Kanunu (6102), m. 671-823.
- İcra ve İflas Kanunu (2004), m. 167-176, m. 72.
- Türk Medeni Kanunu (4721), m. 2.
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 13.06.2017 T., E. 2016/2372, K. 2017/4553.
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 04.10.2017 T., E. 2017/3468, K. 2017/6543.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.02.2016 T., E. 2015/6523, K. 2016/1423.
- Aral, F. (2021). Kambiyo Senetlerinde Teminat İbaresi ve Hukuki Sonuçları, Bankacılık ve Ticaret Hukuku Dergisi, 15(2), ss. 45-67.
- Şahin, B. (2020). “Teminat Senedi ve İspat Yöntemleri”, İstanbul Hukuk Dergisi, 37(1), ss. 123-141.